GİRİŞ
Sayın Editör,
Suçiçeği, invaziv Streptococcus pyogenes enfeksiyonları açısından önemli bir risk faktörü olarak tanımlanmış olup bildirilen komplikasyonlar arasında selülit, nekrotizan fasiit, piyomiyozit, pnömoni, ampiyem, endokardit ve sepsis yer almaktadır (1,2). Bu çalışmada, aktif suçiçeği enfeksiyonu üzerine eklenen kızıl hastalığını komplike eden pediyatrik bir piyomiyozit olgusu sunulmaktadır.
Ulusal bağışıklama takvimine uygun şekilde, tek doz suçiçeği aşısı da dahil olmak üzere daha önce aşılanmış altı yaşındaki erkek hasta, baş ve boyun bölgesinde başlayıp daha sonra tüm vücuda yayılan veziküler döküntü nedeniyle dış merkeze başvurmuş ve suçiçeği tanısı almıştı. Öyküsünden, son dört gündür ateş ve döküntüsünün olduğu; son iki gündür ise aksiller bölgeden başlayarak boyuna yayılan ağrısının geliştiği öğrenildi. Kardeşi iki hafta önce suçiçeği geçirmişti. Hasta, boyun ve göğüs bölgesindeki ilerleyici lezyon nedeniyle hastanemize sevk edildi. Fizik muayenede, suçiçeği ile uyumlu, kabuklanmanın farklı evrelerinde veziküler lezyonlar mevcuttu. Ayrıca gövde ve boyunda, kollar ve bacaklarda basmakla solan hiperemik makülopapüler döküntüler ile pozitif zımpara kağıdı benzeri doku saptandı (Şekil 1A). Abdominal ve inguinal kıvrımlarda Pastia çizgileri izlendi (Şekil 1B,C). Sağ aksiller bölgeden sternum orta hattına doğru uzanan eritemli bir deri lezyonu mevcuttu ve buna lokalize ısı artışı, şişlik ve palpasyonla belirgin hassasiyet eşlik ediyordu. Hasta, sağ omuz ve boyun hareketleri sırasında şiddetli ağrı hissediyor; kolunu kaldıramıyor ve boynunu çeviremiyordu. Orofaringeal sürüntü örneğiyle yapılan solunum yolu polimeraz zincir reaksiyonu testinde S. pyogenes saptandı. Hastaya sekonder selülit ve piyomiyozit ile komplike eş zamanlı suçiçeği ve kızıl hastalığı tanısı konuldu ve seftriakson, klindamisin ve asiklovir tedavisi başlandı.
Laboratuvar testlerinde şu bulgular saptandı: lökosit 23.94 × 10³/µL, nötrofil 20.79 × 10³/µL, lenfosit 2.05 × 10³/µL, hemoglobin 12.8 g/dL, trombosit 226.000/µL ve C-reaktif protein 207 mg/L. Aynı gün yapılan takip muayenelerinde ağrılı, eritemli selülitik lezyonun saatler içinde belirgin şekilde ilerleyerek pektoral bölgenin ötesinde sternum orta hattına ve daha inferiora doğru uzandığı görüldü. Hasta yoğun bakım ünitesine nakledildi. Sağ omuz eklemi ultrasonografisinde herhangi bir patoloji saptanmadı. Boyun ve toraks manyetik rezonans görüntüleme (MRG)’de, kalınlığı 15 mm’ye ulaşan, ödem ve inflamasyonla uyumlu sinyal intensiteleri ve kontrastlanma gösteren inflamatuvar, heterojen yumuşak doku kalınlaşması izlendi. Bu bulgular her iki inferior servikal bölgeden, sağ aksiller ve anterior aksiller alanlardan ve sağ göğüs duvarının anterior, lateral ve posterior kesimlerinden inferior yönde lateral ve posterior abdominal duvara, posterior yönde ise dorsal bölgeye kadar uzanıyordu. Süreç; deri ve deri altı dokuların yanı sıra göğüs ve karın duvarı kasları arasındaki intermuscular planları da tutmuş olup başlıca pektoralis, interkostal ve latissimus dorsi kaslarını etkilemekteydi (Şekil 1D). MRG bulguları piyomiyozit tanısını destekledi. Kan kültürlerinde üreme olmadı. Suçiçeği lezyonlarının kabuklanması üzerine asiklovir tedavisi yedinci günde kesildi. Takip sırasında hastanın eklem ağrıları ve deri lezyonları tamamen geriledi.
Suçiçeğinde sekonder bakteriyel enfeksiyonlara en sık S. pyogenes ve Staphylococcus aureus neden olmaktadır. S. pyogenes enfeksiyonuna bağlı deri komplikasyonlarını tanımlayan çok sayıda bildirim bulunmakla birlikte, eş zamanlı suçiçeği ve kızıl hastalığı olguları nadiren belgelenmiştir (3-5). Eş zamanlı suçiçeği ve kızıl hastalığının bildirilen komplikasyonları arasında ampiyem, selülit, inguinoskrotal bölgede şiddetli şişlik ve kızıl eritemi üzerine eklenen yaygın monomorfik veziküler döküntüler yer almaktadır (3-5). Streptokokal piyomiyozit, nekrotizan piyomiyozit ve nekrotizan fasiit, suçiçeğinin nadir ancak ciddi komplikasyonları arasındadır ve tedavilerinde fasyotomi, apse drenajı ve hiperbarik oksijen tedavisi gerekebilir (2). Bu olguda, suçiçeği ile kızıl hastalığının nadiren de olsa eş zamanlı görülebileceğini ve piyomiyozit ile komplike olabileceğini vurgulamayı amaçladık. Türkiye gibi yalnızca tek doz suçiçeği aşısının uygulandığı ülkelerde rutin ikinci dozun uygulamaya alınması, aşıya rağmen gelişen suçiçeği enfeksiyonlarının ve bunlarla ilişkili komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir.
